5A uydusunun fırlatılması için ABD'de bulunan Türksat yetkilisi, Defensehere'a konuştu

Türksat 5A uydusunun fırlatılması için ABD'nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral üssünden bulunan Türksat Uydu Programları Direktörü Selman Demirel, 5A uydusunun ihale sürecinden fırlatma anına ve fırlatmadan sonraki süreçten uydunun göreve başlayacağı ana kadar ki süreçleri Defensehere'a anlattı.

Uydunun fırlatılmasındaki gecikme nedenlerine de değinen Demirel şunları söyledi:

"2017 Kasım ayında biz bu sözleşmeyi imzaladık ve sonra uydumuzun üretimleri İngiltere ve Fransa'da gerçekleşti. Uydumuzun iki ana platformu/modülü var. Haberleşme modülü ve platform modülü dediğimiz kısımlar. Haberleşme modülü İngiltere'de üretiliyor. Bütün elektronik ekipmanlar ve haberleşme ekipmanları orada uydu panellerine yerleştiriliyor. Platform modülünün de itki ve tankların structure kısımları da İngiltere'de yapılıyor. Bu iki modül sonra Fransa Toulouse getiriliyor ve burada bizim capring dediğimiz iki modülün birleştirilmesinden sonra artık uydu seviyesi testler başlıyor. Bu uydu seviyesi testlerde de yörüngedeki uydunun ömrünü garanti edecek çok aşamalı testler yapılıyor.

Bunlardan en önemlilerinden biri bizim thermal vacuum chamber dediğimiz uzay şartlarını simule eden büyük bir vacuum ortamının uygulandığı kapalı bir test odası var. Burada 10 üzeri eksi 5 mini barlara kadar uzay ortamları vacuumlu ortam oluşturarak sanki uyduğumuz uzaydaymış gibi mevcut koşullar, çevresel koşullarda testler gerçekleştiriliyor. Onun dışında roketin fırlatma sırasındaki mekanik stresleri aynı zamanda akustik streslerini dayanıp dayanamayacağını test ettiğimiz, mekanik test aşamaları var. Bu aşamalarda da biz uyduyu titreşim testlerine tabii tutuyoruz. Aynı zamanda da acoustic chamber dediğimiz fırlatma sırasındaki mekanik testlerden biri olan etkilerden akustik etkileri de bu akustik odada test ediyoruz. Onun dışında haberleşme sistemlerinin de testleri gerçekleşiyor. Kompakt anten test odası dediğimiz bütün antenlerle, bütün haberleşme sistemini beraber test ettiğimiz kısımlar var çok farklı aşamalardan sonra uydu artık fırlatmaya hazır hale getiriliyor.

Uydu süreçleri uzun bir süreç. Biz yaklaşık 3 sene boyunca birçok aşamayı işte tasarım üretim aşamalarını geçirmek zorundasınız. Bu süreçler ekipman seviyesinden başlayarak devam ediyor. Birçok aşamalardan geçerken çok detaylı testler yapılıyor. Çünkü şöyle söylemek lazım uydular minimum 15 yıl operasyon ömür'e atılıyor ve daha uzun süre örneğin 5A uydusu 30 yılın üzerinde bir süre uzayda hiç sorunsuz olarak çalışması lazım. Bunları sağlamak için de hiç riske girmeden bütün yerdeki süreçleri detaylı olarak test etmeniz ve geçirmeniz gerekiyor. Tabii bu süre bu anlamda uzun bir süre oluyor. Doğal akışın üzerine bir de mevcut biliyorsunuz pandemi koşulları da eklendi pandemi koşullarının eklenmesi asıl bu gecikmenin ana nedenlerinden biri oldu bizim için.

Aslında bunun bir kısmı pandemi den dolayı bir kısmı da SpaceX kaynaklıydı. SpaceX’in kendi fırlatma akışında bazı öncelikleri var. Bu önceliklere de hem Airbus olarak hem Türksat olarak uymamız gerekiyor. Eğer Amerikan hükümetinin bir uydu fırlatması varsa bunu her zaman önceliği oluyor. Oradan da bizi etkileyen ufak da olsa bir gecikme yaşanmış oldu.

Şu anda bulunduğumuz yer Cape Canaveral Üssü dediğimiz aslında Amerikan Uzay Kuvvetleri yeni ismi ile daha önce Air Force adı altındaydı, bulunduğumuz alan o sınırları içerisinde kalan bir alan. Burada sivil ve Amerikan hükümetinin askeri olsun veya stratejik, bilimsel uyduların fırlatımı yapılıyor. 2 tane fırlatma rampası aktif olarak SpaceX tarafından kullanılıyor.

Bu aşamada uydu Fransa'nın Toulouse şehrinden buraya getirildi. Getirilme aşamasından sonra yaklaşık ortalama 3-4 haftalık hazırlık süreci geçiriyor. İlk önce mekanik ve elektronik ekipmanların hazırlık süreci yapılıyor. Test setup'ları kuruluyor. Yaklaşık bir hafta civarında bir süreç. Ondan sonraki hafta, yine bir haftalık bir süreçte biz bu crosscheck dediğimiz uydunun genel durumunu anlayabileceğimiz; çünkü Transport’dan dolayı bazı problemler çıktı mı çıkmadı mı bunları anlayacağımız bir test sürecine tabi tutuyoruz, uyduyu. Ondan sonraki aşamada da uyduya yakıt dolumu yapılıyor. Bu da yaklaşık 3-4 gün devam ediyor. Ondan sonra da uydunun roket ile birleştirme aşamaları SpaceX firrması ve Airbus firması ile ortaklaşa yürütülüyor.

Yakıt dolumu ve uydunun roketle birleştirme süreci yaklaşık dört hafta yirmi bir gün gibi bir süre alabiliyor. Yani zamansal olarak kısıtlamalar olabiliyor. Bunu iki vardiya çıkartarak daha kısa bir süreye de indirebilirsiniz. Bu süreçleri geçiriyorsunuz. Roket kısmında farklı uygulamalar oluyor. Uydumuzu en üst kısmındaki Kapsüle koyuyoruz. Stage 1 ve Stage 2 dediğimiz iki tane de kısımdan oluşuyor diğer roketin kısmı. Uydunun bu testleri ve aşamaları tamamlandıktan sonra ilk önce encapsuling bu üst kısmına uydu konuluyor. Sonra başka bir hangarda yatay vaziyette bulunan Stage 1 ve Stage 2 kısmı ile birleştirme aşamaları oluyor. En sonda da yatay olarak birleştikten sonra uydu fırlatma rampasında dikey konuma getiririliyor ve fırlatılıyor.

Fırlatma süresi olarak da farklı aşamalar var. İlk önce Stage 1 dediğimiz birinci kısım yaklaşık fırlatmadan 3 dakika gibi bir süre sonra ayrılıyor ve kabaca 60 kilometrelik bir mesafe yükseklikte bırakılıyor. Daha sonra da Stage 2 kısmı da yaklaşık otuz dakikalık bir süre sonra da uyduyu ayrılma yörüngesi dediğimiz yörüngeye kadar taşıyor. Daha sonra ayrılma gerçekleşiyor.

Normalde bu Stage 1 ve Stage 2 kısımlarını düşündüğümüzde uydu fırlatmadan otuz, otuz beş dakikalık bir süre sonra ilk sinyali almış oluyorsunuz. Dediğim gibi “Stage 2” kısmı otuz dakika civarı arasında, otuz dakikanın sonunda gerçekleşiyor. İki, üç dakikalık bir kısım da geçtikten sonra ilk sinyal yaklaşık otuz beş dakika fırlatmadan sonraki süreçte alınmış oluyor.

Haberleşme uyduları yerleşik yörünge, geosynchronous dediğimiz yörüngede bulunuyor. Uydumuz fırlatma roketi ile bir aşamaya kadar çıkartılıyor. Bundan sonra uydu kendi itici sistemleri ile ayrılmadan sonra yörüngesine çıkıyor. Roket sizi geosynchronous yörüngeye çıkartmıyor. Uydu kendisi itki sistemi ile çıkıyor. Bu da yaklaşık dört ay yirmi günlük bir süre alıyor. Biz uydunun fırlatma roketinden ayrılmasından sonra dört ay yirmi günlük bir süre daha uydunun yörüngesine çıkması için takipte olacağız.

SpaceX uydu ve roket üreticisi. Uydumuz roketten ayrıldıktan sonra SpaceX ile bir işimiz kalmıyor. Ondan sonraki süreç Airbus’ın yükümlülüğünde. Uydunun bir otonom sistemi var fakat bu süreçler Airbus tarafından yönetilecek ve en son yörüngeye çıktıktan sonra da, bizim yörünge testleri dediğimiz uydunun bütün performans testlerinin yapıldığı otuz, otuz beş günlük bir süreç olacak. Dolayısı ile dört ay yirmi gün geçtikten sonra Airbus ile beraber bizim üretim süreçleri, test süreçleri yerde yaptığımız testlerin gerçek değerleri yörüngede test edilecek ve ondan sonra biz Airbus’tan uydumuzu yörüngede teslim alacağız.

Mevcut olarak yörüngede, haberleşme uydusu olarak Türksat'ın üç tane uydusu var. 3A, 4A ve 4B uyduları. Bunlar haberleşme uyduları sınıfındaki uydularımız. Bunun dışında da gözlem uyduları var. Türksat olarak biz işin haberleşme kısmında bulunuyoruz. Türksat’ın mevcut uydu filosuna bakarak şu an 5A birçok yenilikler getiriyor. Bunlardan en önemlisi bizim 5. Nesil dediğimiz elektrikli itki sistemi. Bu yaygın olarak uydu sektöründe kullanılmak ile beraber, yeni bir aşama yeni bir teknoloji. Bunu ilk kullananlardan biri de Türksat 5A uydusu oluyor.

Airbus’ta biz bu sözleşmeyi imzaladığımız sırada, elektrikli itki kullanan haberleşme uydusu olarak çok fazla uydu yoktu. Bunun en büyük artısı bize uydunun kütlesi olarak çok büyük bir avantaj getiriyor. Uyduları uzaya gönderirken belli bir kütle sınırınız var. Bu kütle sınırını kullanırken, daha önceki uydularda örneğin katı yakıt kullanırken biz 5A uydusunda elektrikli itki sistemi kullanarak, daha fazla haberleşme kapasitesini uyduya koyma imkânını elde ettik. Dolayısıyla bu bize önceki nesil kimyasal itki sistemi kullanan uydulara göre ciddi bir haberleşme kapasitesini uyduya koyma imkânı sağladı. 3A, 4A ve 4B uydularımız kimyasal itki ile çalışan uydularımızdı. Buna göre yeni bir teknolojiyi de biz 5A uydusunda kullanmış oluyoruz.

Dijitalleşme de çağımızın en önemli güncel konularından. Biz bunları öngörüler ile 5A uydusunda bu kapasitelere bu gelişmelere adapte olmak amacıyla, bir strateji çerçevesinde 5A uydusunu planlamıştık. Ana kullanım süreçleri son kullanıcı bakımından Türksat 5A uydusu, TV yayıncılığı ve veri haberleşme alanında ciddi bir mevcut kapasiteye ek bir kapasite artışı getirecek. Hem dijitalleşme hem ülkemizin acil durum haberleşmesi, örneğin deprem ve afetler anında olsun diğer durumlarda olsun, ciddi bir veri haberleşme ihtiyaçları doğabiliyor. Bunun yanında pandemi koşulları da biraz daha hissedildi. TV yayıncılığı anlamında da ciddi bir kapasite ihtiyacı, kapasite artışı oluyor. Değişik platformlar değişik uygulamalar gündeme geliyor, hizmete sunuluyor. Bu anlamda bunlara hizmet edecek şekilde kapasiteleri arttırmak için 5A uydusu yenilikler getirmiş olacak.

 

Türksat 5A uydusuyla Türksat’ın mevcut uydu kapasitesine ek kapasite artışı kazanmış oluyoruz. Özellikle Afrika bölgesinde mevcut kapasitenin çok daha fazlasını Türksat 5A’yla kazanmış olacağız. Bunun dışında yeni nesil uydu ve teknolojiye geçmiş olunuyor. Hem teknoloji anlamında hem bilgi birikim anlamında mevcut ekibinizi, mevcut kaynağınızı geliştirmeniz çok önemli. Global anlamda gelişen süreçleri takip etmek çok önemli.

 Türksat 5A ile beraber biz teknoloji transfer programı da oluşturduk ve ülkemizdeki uydu - uzay teknolojisi alanında Airbus tesislerinde yetişmiş insan kaynağını geliştirme amacıyla eğitim programı düzenledik. On iki tane mühendisimizi bu aşamada yurt dışına gönderdik. Dört aşamalı bir eğitimden geçtiler. Bir kısmı teorik, bir kısmı Airbus tarafından verilen ve bir kısmı da üniversitede verilmiş bir eğitim programıydı. En son da 5A uydusunun üretim aşamalarını bire bir tesiste takip ettiler. Edindikleri tecrübe pratik ve teorik anlamda çok önemli.

Açık konuşmak gerekirse ülkemizde çok büyük gelişmeler var. Büyük bir insan kaynağı kazandı ülkemiz. Aynı zamanda ülkemizde ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A yapılıyor. Orada da çok fazla mühendisimiz çalışıyor. Türksat, Ulaştırma Bakanlığı ile beraber müşteri olarak yer alıyor ve öncülük ediyor. Diğer paydaşlarımız TUSAŞ, ASELSAN, TÜBİTAK UZAY ve CTECH var. Orada da çok büyük bilgi birikimi bu projede devam ediyor. Bu anlamda ülkemizde bu sektörde büyük gelişmeler var. Biz de taze kanları bu sürece dâhil etmeye çalışıyoruz.

5A uydusunun fırlatılması için ABD'de bulunan Türksat yetkilisi, Defensehere'a konuştu

 

Yorum yapın