Brezilyalı Eve ve Senna firmaları yeni bir hava taksisi için güçlerini birleştirdi

Brezilya merkezli havacılık devi Embraer SA tarafından son yıllarda küresel ölçekte ciddi bir gelişim içindeki “Kentsel Hava Taksiciliği” (Urban Air Mobility / UAM) ekosistemini geliştirip güçlendirmek için oluşturmuş bağımsız bir alt kuruluş olan Eve, şu sıralarda faaliyete geçişinin ilk yılını kutluyor. Bu şirketin küresel etkinlik alanını artırma çalışmaları sürerken, Eve Air Mobility ve aynı ülkeden Senna Brands, yeni bir elektrikli hava taksisi olan “eVTOL Eve-Senna”yı geliştirebilmek için işbirliği yapma kararı aldıklarını duyurdu. 

Proje, yakın gelecekte yaygınlaşması beklenen elektrik itkili kentsel hava araçları pazarına öncü ve sürdürülebilir bir vizyon sunmayı hedefliyor. Ayrıca, her iki taraftan yapılan açıklamalarda, yeni ortaklığın şimdilik deneysel düzeyde kullanılan bu araçların hem Brezilya, hem de dünya çapındaki teknolojik evrimine katkıda bulunmasının amaçlandığı bildirildi. 

Sektör, son yıllarda oluşan yaygın bir konsensusla, elektrik motoru itkisiyle çalışan, çoğunlukla pilotsuz olması amaçlanan, dikey kalkış ve iniş yapabilen, gerektiğinde havada asılı kalabilen bu tür yeni nesil uçakları, diğer bir deyişle hava taksilerini “eVTOL” (Electric Vertical Take-off and Landing Aircraft) kısaltmasıyla anmakta. Çevreyle barışık olan bu elektrikli araçların, geleneksel uçak ve helikopterlerin katettiğine göre daha kısa mesafeli kentsel noktalar arasında hem hızlı şekilde yolcu, hem de yük taşıması hedefleniyor.

Eve şirketinin modelleme ustaları, Eve-Senna hava taksisinin tasarımında, özellikle Senna markasının (şirkete ismini veren ve 1994 yılında direksiyon başında yarışırken ölen efsanevî F1 pilotu Ayrton Senna’nın meslekî geçmişinden hareketle) küresel kamuoyuna yoğun olarak çağrıştırdığı fütüristik hatlardan, F1 klasmanındaki yarış otomobillerinin dış çizgilerinden bolca yararlandı. Yeni kentsel uçağın tasarımı, renkleri ve iç mekânı, hem yolcular, hem de mürettebatı için eşsiz bir uçuş deneyim sunmayı vaad ediyor.

Eve şirketinin CEO’su Andre Stein, ortaklık kararının kamuoyuna açıklanmasından sonra verdiği demeçte şunları söyledi: 

"Ayrton Senna'nın kariyerine eşlik eden neslin bir parçası olmak bir ayrıcalıktı. Onun, zorlukların üstesinden gelme konusundaki cesareti, müthiş yeteneği, tutku ve teknolojiyi bir araya getiren unutulmaz başarıları, benim mühendislikteki kariyerim için de birer ilham kaynağı oluşturdu. Kurmuş olduğumuz bu ortaklığın da yeni nesillere geleceği dönüştürecek teknolojiler geliştirmeleri için güçlü ilhamlar vereceğinden eminim.”

Senna Brands şirketinin CEO’su, aynı zamanda efsanevî F1 pilotu Ayrton Senna’nın da yeğeni olan Bianca Senna ise girilen faaliyet alanı her ne olursa olsun sınırlara meydan okumanın, insanlığa sınırların aşılmasının mümkün ve gerekli olduğunu gösteren yenilikçi ürünler sunmanın Senna markasının DNA’sında bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Geleceğimizin, sürdürülebilir bir ekonomi geliştirmeye ve gezegenimizdeki yaşam kalitesini iyileştirmeye odaklanan yeni entegre lokomosyon çözümleri yaratmaya dayalı olacağını çok iyi biliyoruz. Bu ise bir şirketin tek başına altından kalkabileceği türden bir meydan okuma değil; alanında en iyiler arasında güçlü işbirlikleri gerektiriyor. Biz de kentsel hava taksiciliği alanında, bu alanın en iyilerinden biri olan Eve ile işbirliği yapmayı seçtik. Özellikle vurgulamalıyım ki, Eve gibi bir şirketle böyle bir ortaklığa gitmek son derece büyük bir ayrıcalık.”

Eve yönetimi, sadece çevreyi değil, aynı zamanda toplum için faydaları da düşünerek, elektrikli kentsel hava araçlarının yapılan ilk evre buluşlarla birlikte hemen olgunlaştı diye kabul edilmemesi gerektiğini, her aşamasının sürdürülebilir bir şekilde, gerekirse sil-baştan yaklaşımlarla tekrar tekrar düşünülüp öyle yaratılmasını savunuyor. Onlara göre, şimdilerde her ne kadar göklerde bazı elektrikli araçlar uçmaya başlamış olsa da daha henüz teknoloji, uçuş güvenliği, konfor, çevre koruma ve genel toplumsal fayda adına üzerinde çalışılması gereken bir sürü husus var. 

SENNA BRANDS hakkında 

Senna markası, 1992 yılında bizzat Ayrton Senna tarafından yaratılıp tescil ettirildi. Teknolojiyi bir gösteri sanatına dönüştüren ve adını zaman içinde F1’i F1 yapan en önemli kişiler arasına yazdıran bu saygın yarış pilotu, kendi kişiliğinde var olan kimi değerlerin markasıyla da simgeleşip bütün dünyaya yayılmasını istemişti. Böylelikle, Senna markası yüksek teknolojiyi kullanan, daima geleceği hedefleyen, en üst düzeyde kaliteli, çoğu kez de eşsiz ürün ve hizmetler için ticarî bir prestij aracına dönüştü.

Pilotun erken yaştaki ölümünden sonra ailesi tarafından daha da geliştirilip büyütülen Senna Brands, günümüzde tıpkı Ayrton Senna'nın hayatı boyunca yaptığı gibi, en iyi olma arayışında sınır tanımayan, mevcut sınırlara cesurca meydan okuyan seçkin şirketlerin hizmetine sunuluyor. 

Senna markasının bu tür titiz kiralamalarla elde ettiği kazancın önemli bir kısmı ise Brezilya genelinde her yıl milyonlarca çocuk ve gence fayda sağlayan, onlar için eğitim teknolojileri geliştiren Ayrton Senna Enstitüsü'ne gidiyor.

EVE KENTSEL HAVA TAKSİCİLİĞİ hakkında 

Eve, kentsel hava taksiciliği ekosistemini geliştirmeye adanmış yeni ve bağımsız bir şirket. Her ne kadar Brezilyalı havacılık devi Embraer’den doğmuşsa da bu yapı 2020’de o grubun bünyesinden kopup kendi yönetim kurulunu oluşturan ilk bağımsız şirkete dönüştü. Buna karşılık, şeklen genç ve yeni olan Eve’de Embraer’in 50 yılı aşan havacılık araçları üretim tecrübesi de kendisini her alanda hissettiriyor.

Bağımsızlaşan Eve’in ilk büyük projesi olan eVTOL, dünya üzerinde başka şirketlerin de üzerinde hararetli bir şekilde çalıştığı kentsel hava taksiciliği alanına farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor. Eve yönetimine göre, bu uçakları yapmak kesinlikle yeterli gelmeyecek. Onlara dünya çapında etkin hizmet veren küresel bir servis ve destek ağı kurmak da araçları üretmek kadar önemli bir adım. Ayrıca, halkın ve hükûmetlerin hava taksiciliğine yönelik güven ve umutlarını sarsabilecek talihsiz kazalar yaşamamak için, pilot kentlerde eşsiz bir hava trafik yönetimi oluşturmak gerekiyor. Bunun için de yapay zekâ araştırmalarına büyük iş düşecek. O yüzden, Eve hava taksiciliğinde uçakların üretimini büyük resmin ancak belirli bir kısmı olarak görüyor ve kendi projesini bütüncül bir yaklaşımla yürütüyor. 

Yorum yapın