CTech Bilişim Teknolojileri

Savunma ve güvenlik, havacılık ve uzay, telekom ve yayıncılık alanlarında haberleşme, siber güvenlik ve modelleme-simülasyon teknolojilerinde faaliyet gösteren C Tech Bilişim Teknolojileri San. Ve Tic. AŞ., kurulduğu 2005 yılından bu yana bilgi ve iletişim teknolojilerindeki bilgi birikimi ve deneyimli insan kaynağı ile, ulusal ve uluslararası pazarlar için yenilikçi ürün ve çözümler geliştirmeye devam ediyor.

CTech Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Sarı, CTech firmasını Defensehere.com'a anlattı:

"CTech 2005 yılında bir grup tecrübeli araştırıcılar tarafından kuruldu. Bu araştırıcılar daha önce TÜBİTAK gibi, silahlı kuvvetlerinin değişik birimlerinde çalışmış arkadaşlar aracılığıyla bir sermayedar desteğiyle kuruldu. Kuruluş tarihimiz yaklaşık olarak 2005 Ocak ayıdır. Biz aslında 16. yılımızı tamamladık. O zamanlar daha çok arge temelli ve proje tabanlı bir şirket olarak kurulduk. Daha sonra yavaş yavaş product tabanlı, ürün tabanlı bu ürünleri hem geliştirme, tasarlama, bunları milli olarak tasarlayıp geliştirip daha sonra da pazara sunma yönünde bir şirkete doğru evrildik. Dolayısıyla bu süreçte biz iki temel alana yöneldik. Bir tanesi savunma, bizim ana alanımız. Yaptığımız arge faaliyetleri yüze 80-90 o tarafta. Bir de burada yaptığımız işleri sivil tarafa uygulayabileceğimiz, bu çift kullanımlı dediğimiz ürünleri sivil tarafta uygulamak üzere projeler geliştiren, ürünleri geliştiren ve bunları dünyaya satmaya çalışan bir şirket olarak özetleyebiliriz.

CTech kurulduktan yaklaşık olarak, 2018 başına kadar aynı kuruluş yapısıyla ilerledi. 2018 yılında bizim şirketimizin yarı hisselerini TUSAŞ satın aldı. TUSAŞ satın almadan önce de zaten CTech’in temelde bulunduğu merkez ofisleri hep İstanbul’daydı. Halen İstanbul’da. Ankara’da, Bilkent’te ofislerimiz vardı. Halen orada devam ediyor. Bir de TUSAŞ içinde ofislerimiz oluştu. İstanbul’da özellikle Teknopark İstanbul bizim merkezimiz. Yine Teknopark İstanbul’a yakın bir yerde üretim tesisimiz var. Seri üretimlerimizi orada yapıyoruz, tasarımlarımızı burada yapıyoruz. Bizim İstanbul’da toplamda 3000 metrekarenin üzerinde bir alanımız var. İstanbul’da yaklaşık 180 civarında mühendis arkadaşımızla çalışıyoruz. Bir grup arkadaşımız da hem Ankara ofisimizde hem TUSAŞ ofisimizde var. Bilkent ofisimizde 20 civarında arkadaşımız var. TUSAŞ ofisimizde yaklaşık 20-30 kişilik ekibimiz var.

CTech temelde iki alanda ihracat yapıyor. Bir tanesi sivil dünya dediğimiz,  bizim Modeo gibi. Modeo bizim görüntü aktarma cihazımızdır. Bunu 15 ülkeye ihraç ediyoruz. Canlı yayınları mobil ortamdan alıp, televizyon ya da emniyette merkezi servera atan, bunları sağlayan bu cihazları 15 ülkeye ihraç ediyoruz. Bunun dışında yine yüksek teknoloji, bizim Kryptos gibi datayı kriptolayan ürünlerimiz var, onları ihraç ediyoruz. Bir de son zamanlarda yine, Türkiye’nin belki ilk ihracatı olabilir, uzay alanında, uzayda geliştirilen elektronik komponentlerin tasarımını da Avrupa’daki büyük şirketlerin onaylı tedarikçisi olarak onlara ihraç ediyoruz. Bizim rakamlarımızın yaklaşık yüzde 10 kadarı şu anda ihracata dayalı. Tabi bunu her yıl artırmaya çalışıyoruz. Bizim genellikle ciromuzda 10 ile 30 milyon dolar arası gezdiğimiz bir bandımız var.

CTech deyince aklımıza ilk gelen ürünler öncelikle haberleşme grubu. Biz temelde verinin iletilmesi sırasındaki kısımla ilgileniyoruz. İletilmesi deyince, nereden iletilebilir? Bu bir İHA’dan alınan görüntünün, verinin merkeze indirilmesidir. Verinin iki birim arasında, ufuk hattının ötesinde haberleşme ihtiyaçları olabilir. Bizim en çok odaklandığımız alan haberleşme. Haberleşme içinde de özellikle güvenli haberleşme. Biz haberleştirdiğimiz kişilerin güvenli olmasını ve haberleşmelerinin kesilmemesini istiyoruz. CTech’in en büyük özelliği; veri ya da verinin taşınmasıyla ilgili birimin güvenliği kısmıyla çok ilgileniyoruz. En büyük ilgi alanımız burası bizim. Bu da şu demek; ya bizi karıştıranlara karşı güvenli olmaya çalışıyoruz ya da bizi hiç karıştırmasınlar diye özel tedbirler alıyoruz. Bizim en çok yaptığımız iş budur.

CTech ilk kuruldğu yıllarda çoğunlukla arge temelli işler yapıyordu. Bir işin argesini yapıyordu, tasarlıyordu, tasarladığını da prototip olarak masaya koyuyordu. Ama seri üretim yapmıyordu. Son yıllarda, özellikle TUSAŞ ile ortaklıktan sonra seri üretimle ilgili oldukça yetenek kazandık. Bunlardan bizi tetikleyen bir unsur da; Turkcell’in radyolink ihalesini aldık. 80 GHz, Türkiye’de ilk defa yüksek frekans bir radyolinkin üretilmesi ile ilgili bir tesis kurduk. Bunu yaparken arkada oluşturmanız gereken birçok şey var. Çünkü bu komponentlerin toplanması, doğru bir şekilde tasarıma uygun olarak üretilmesi, ürünlerin üretiminin takibi… ‘Ürünün yaşam süreci’ dediğimiz bir süreç var. Ürün argeden başlar, ürün ölene kadar bir süreç var, bu sürecin tamamını CTech’te tanımladık. Şu anda seri üretimle ilgili kısım da CTech’te oturtuldu. Bizim üretim tesisi dediğimiz şey buradaki altyapıyla entegre edildi. Şu anda CTech ürettiği, tasarladığı, argesini yaptığı bir sistemin seri üretimini yapabilecek bir yetkinliğe kavuştu."

Yorum yapın